Oş Devlet Üniversitesi’nde ilk kez enginardan takviye üretilecek

Anasayfa Haberler

Oş Devlet Üniversitesi’nde ilk kez enginardan takviye üretilecek

Image

Oş Devlet Üniversitesi’nde dikenli enginar yetiştirip ondan biyolojik aktif takviye (BAK) üretmeye yönelik bir startup projesi geliştirildi. Proje, “Öğrenci Startup – 2025” cumhuriyet yarışmasında birinci olarak 790.850 som hibe kazandı.

Fikir nasıl ortaya çıktı? Enginarın faydaları nelerdir? Piyasada rekabet edebilir mi? Bu ve benzeri sorulara cevap bulmak için proje üyesi Nursiyet Satarov ile görüştük.

Bilgi için: proje, Farmasötik Faaliyetlerin Organizasyonu ve Farmakognozi Bölümü tarafından yürütülmektedir.

— Öncelikle kendinizi biraz daha detaylı tanıtır mısınız?

— Oş Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Farmasötik Faaliyetlerin Organizasyonu ve Farmakognozi Bölümü’nde asistan stajyer olarak çalışıyorum. Öğrencilik yıllarımdan beri bilimsel araştırmalara ilgi duyuyorum. Özellikle halk tıbbı, doğal ürünler ve bunların insan vücuduna faydaları benim için her zaman ilgi çekici olmuştur. Bilime olan ilgim konferanslara katılmakla başladı. Daha sonra araştırmalara katıldım ve zamanla startup projelerinde yer alma fırsatı buldum. Bu enginar projesi de bu çalışmaların bir sonucudur. Startup projesini geçen yıl, o dönemde 4. sınıf öğrencisi ve üretim çalışanı olan Uluğbek Moydinov ile birlikte, hocalarımızın desteğiyle hazırladık.

— Enginar bitkisiyle ilgili fikir nasıl ortaya çıktı? Bu sadece bir öğrenci fikri mi yoksa güçlü bir bilimsel temeli var mı?

— Bu sadece bir fikir değil, bilimsel temele dayanan bir projedir. Bölüm öğretim üyesi ve projenin üretim sorumlusu Sımbat Çubakova’nın bilimsel çalışması enginar bitkisi ile ilgilidir. Ancak biz bunu bölüm başkanının rehberliğinde bir iş fikrine dönüştürdük.

— Projeyi hayata geçirirken ilk karşılaştığınız zorluklar nelerdi?

— En büyük zorluk, bu bitkinin bizim iklimimizde yetişmeyeceğine dair yaygın kanıydı. Bu nedenle önce bunu teorik ve pratik olarak kanıtlamamız gerekti. Tohum bulmak, iklime uyarlamak ve uygun tarımsal koşulları oluşturmak önemli adımlardı. Bunun yanı sıra startup yazmak, finansman bulmak ve yarışma aşamalarından geçmek de büyük bir deneyim oldu.

— Yarışmaya katılım süreci nasıl geçti?
— Üniversitenin İş Parkı aracılığıyla bilgi aldık ve gerekli belgeleri hazırlayıp teslim ettik. İlk turda fikir değerlendirildi. İkinci turda projeyi çevrim içi olarak savunduk. Üçüncü turda finale kaldık ve sonuç olarak “Öğrenci Startup – 2025” cumhuriyet yarışmasının kazananları arasına girdik. Toplam 72 proje katıldı ve bunlardan sadece 14’ü finale yükseldi. Oş Devlet Üniversitesi’nden iki projenin kazanan olması bizim için büyük bir gurur oldu.

— Hibe kazanmak sizin için neyi değiştirdi?
— Bize büyük bir fırsat sundu. 790.850 somluk hibe, fikrimize duyulan güvenin bir göstergesidir. Şu anda bu bütçeyle gerekli teknik ekipmanları alıyor ve üretim sürecini başlatmaya hazırlanıyoruz.

— Enginarın tıbbi özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Neden özellikle bu bitki seçildi?
— Enginar dünya tıbbında yaygın olarak kullanılmaktadır. Karaciğeri temizlemede, metabolizmayı iyileştirmede ve vücuttaki toksinleri atmada etkilidir. Bizim durumumuzda, bir gıda takviyesi (BAK) olarak sunulmaktadır. Kırgızistan’da bu tür ürünler genellikle yurt dışından ithal edilmektedir. Biz ise aynı kalitede ancak yerli ve daha uygun fiyatlı bir ürün üretmeyi hedefledik.

— Bu projenin diğer projelerden farkı nedir?
— Bu bitki Kırgızistan’da ilk kez yetiştirilmektedir. Daha önce de belirtildiği gibi, biyolojik aktif takviyelerin çoğu yurt dışından gelmektedir. Bu nedenle proje, bitkinin Kırgızistan’da yetiştirilip kapsül formunda nihai ürün haline getirildiği ilk biyolojik aktif takviyelerden biri olma özelliğine sahiptir.

 

— Bitkinin yetiştirme süreci nasıl ilerliyor?
— Bu sadece yetiştirme değil, bilimsel temele dayalı yetiştirme sürecidir. Nisan ayında ekiyoruz ve Eylül ayına kadar yetiştiriyoruz. Bu dönemde bitkideki biyolojik aktif maddeler en yüksek seviyeye ulaşır. Yapraklar belirli standartlara göre toplanır ve onlardan ekstrakt elde edilir. Daha sonra farmasötik teknoloji ile kapsüller hazırlanır. Üniversitenin botanik bahçesinden bölüme ayrılan sekiz sotluk araziyi kullanıyoruz. Tohumları Özbekistan ve Rusya’dan getirdik. Şu anda onları kapalı ortamda yetiştirip fide haline getirdik. Botanik bahçesindeki araziyi hazırlayıp yeni diktik. Bitkilerin yarısını fide, yarısını ise tohum olarak ektik.

   

— Ürün piyasaya çıktığında rekabet edebilecek mi?
— Evet, çünkü en büyük avantajımız yerli üretimdir. Fiyatı uygun olacaktır. Ayrıca Kırgızistan’da ilk kez üretildiği için piyasada yeni bir ürün olacaktır. Satış ve dağıtım konusunda da çeşitli stratejiler üzerinde çalışıyoruz. Bölümün farmasötik şirketlerle anlaşmaları var ve bu ortaklar aracılığıyla ürünü piyasaya sunmayı planlıyoruz. Eğer her şey planlandığı gibi giderse, bu küçük startup büyük bir üretime dönüşebilir. Sadece enginarla sınırlı kalmayacağız. Bir sonraki aşamada Kırgızistan’da üretilmeyen diğer biyolojik aktif takviyeleri üretmeyi hedefliyoruz.

— Kişisel bilimsel hedefleriniz nelerdir?
— Geleneksel tıpta kullanılan doğal ürünleri bilimsel olarak temellendirip modern tıbba kazandırmak istiyorum. Örneğin, koyun yağı üzerine araştırmalar yapıyorum. Gelecekte bunu da farmasötik bir ürün olarak geliştirmeyi planlıyorum. Çünkü koyun yağı halk arasında geleneksel tıpta yaygın olarak kullanılmaktadır.

— Genç öğrecinlere ne tavsiye edersiniz?
— Fikirlerden korkmamak gerekir. Bazen en basit görünen bir fikir bile büyük bir projeye dönüşebilir. En önemli şey çaba ve sürekli öğrenmedir. Üniversitenin sunduğu fırsatları tam anlamıyla değerlendirmek gerekir. Bu proje benim bilime, ülkeme ve geleceğe olan katkımdır. Eğer başarıyla hayata geçirilirse, Kırgızistan’da farmasötik sektöre büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.

Röportaj: Zinagül Nuraliyeva


 

fotoğraf Galerisi